|
T ürkiye
Cumhuriyeti Hükümeti İle Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında
Gelir Üzerinden Alanın Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme
Anlaşması
|
İmza
Tarihi
|
15.12.1997
|
|
Resmi Gazete'de Yayım Tarihi
|
17.12.1999
|
|
Resmi
Gazete No
|
23909
|
|
Yürürlüğe Giriş Tarihi
|
31.12.1999
|
|
Uygulama Tarihi
|
01.01.2000
|
Madde 1
(Kapsanan
Kişiler)
Bu Anlaşma, vergilendirme bakımından, Âkit Devletlerden birinin
veya her ikisinin mukimi olan kişilere uygulanacaktır.
Madde 2
(Kavranan
Vergiler)
1.Bu Anlaşma, ne şekilde alındığına bakılmaksızın, bir Âkit
Devlette gelir üzerinden alınan vergilere uygulanacaktır.
2. Menkul veya gayrimenkul varlıkların devrinden doğan
kazançlara uygulanan vergiler dahil olmak üzere, toplam gelir
veya gelir unsurları üzerinden alınan tüm vergiler, gelirden
alınan vergiler olarak kabul edilecektir.
3. Bu Anlaşmanın uygulanacağı şu anda geçerli olan vergiler
özellikle:
a) Rusya Federasyonu yönünden Rusya Federasyonu Kanunlarına göre
gelir ve kazançlar üzerinden alınan aşağıdaki vergiler;
i) “Teşebbüs ve kurumların kazançları
üzerinden alınan vergiler”; ve
ii) “Gerçek kişilerden alınan gelir
vergisi”;
(Bundan böyle “Rus Vergisi” olarak
bahsedilecektir);
b) Türkiye Cumhuriyeti yönünden;
i) Gelir Vergisi,
ii) Kurumlar Vergisi ve
iii) Gelir Vergisi ve Kurumlar Vergisi
üzerinden alınan fon payları,
(Bundan böyle “Türk Vergisi” olarak
bahsedilecektir).
4. Bu Anlaşma aynı zamanda, Anlaşmanın imza tarihinden sonra
mevcut vergilere ilave olarak veya onların yerine alınan ve
mevcut vergilerle aynı nitelikte olan veya onlara önemli ölçüde
benzeyen gelir üzerinden alınan vergilere de uygulanacaktır.
Âkit Devletlerin yetkili makamları, bu Anlaşmanın uygulanması
bakımından gerekli olan, ilgili vergi mevzuatlarında yapılan
önemli değişiklikleri birbirlerine bildireceklerdir.
Madde 3
(Genel
Tanımlar)
1. Bu Anlaşmanın amaçları yönünden metin aksini öngörmedikçe:
a) “Bir Âkit Devlet” ve “diğer Âkit Devlet”
terimleri, metne bağlı olarak, Rusya Federasyonu (Rusya) veya
Türkiye Cumhuriyeti (Türkiye) anlamına gelir;
b) “Rusya Federasyonu” ve “Türkiye
Cumhuriyeti” terimleri, ülke topraklarını, karasularını, aynı
zamanda uluslararası hukuka uygun olarak bu Devletlerin kıta
sahanlıkları ile münhasır ekonomik alanlarını ifade eder;
c) “Vergi” terimi, bu Anlaşmanın 2 nci
maddesinde kavranan vergiler anlamına gelir;
d) “Kişi” terimi, bir gerçek kişi, bir şirket
ve kişilerin oluşturduğu diğer herhangi bir kuruluş anlamına
gelir;
e) “Şirket” terimi, herhangi bir kurum veya
vergileme yönünden kurum olarak muamele gören herhangi bir
kuruluş anlamına gelir;
f) “Kayıtlı merkez” terimi, Türkiye yönünden,
Türk Ticaret Kanununa göre tescil edilen kanunî merkez anlamına
gelir;
g) “Bir Âkit Devletin teşebbüsü” ve “diğer
Âkit Devletin teşebbüsü” terimleri sırasıyla, bir Âkit Devlet
mukimi tarafından işletilen bir teşebbüs ve diğer Âkit Devlet
mukimi tarafından işletilen bir teşebbüs anlamına gelir;
h) “Uluslararası trafik” terimi, yalnızca aynı
Âkit Devletin sınırları içinde gerçekleştirilen gemi, vapur,
uçak veya kara nakil vasıtası işletmeciliği hariç, gemi, vapur,
uçak veya kara nakil vasıtası işletilerek yapılan taşımacılığı
ifade eder.
i) “Yetkili makam” terimi:
i)Rusya Federasyonu yönünden - Maliye Bakanlığını veya onun
yetkili temsilcisini;
ii)Türkiye Cumhuriyeti yönünden - Maliye
Bakanlığını veya onun yetkili temsilcisini; ifade eder;
j) “Gerçek lehdar” terimi, bir üçüncü ülke
mukiminin Rusya veya Türkiye’den elde ettiği temettü, faiz ve
gayrimaddî hak bedelleri açısından bu vergi Anlaşmasından
yararlanmasına izin verilmeyeceği şeklinde yorumlanacak; ancak
bu sınırlama, hiçbir şekilde Âkit Devletlerin mukimlerine
uygulanmayacaktır.
2. Bu Anlaşmanın bir Âkit Devlet tarafından herhangi bir tarihte
uygulanmasına ilişkin olarak, Anlaşmada tanımlanmamış bir terim
metin aksini öngörmedikçe, Anlaşmanın uygulanacağı vergilerin
amaçları bakımından o tarihte bu Devletin mevzuatında sahip
olduğu anlamı taşıyacak ve bu Devletin yürürlükteki vergi
mevzuatında yer alan bir anlam, bu Devletin diğer mevzuatında bu
terime verilen anlama göre üstünlük taşıyacaktır.
Madde 4
(Mukim)
1. Bu Anlaşmanın amaçları bakımından, “bir Âkit Devletin mukimi”
terimi, o Devletin mevzuatı gereğince ev, ikametgâh, yönetim
yeri (kayıtlı merkez) veya benzer yapıda diğer herhangi bir
kriter nedeniyle vergi mükellefi olan kişi anlamına gelir.
2. 1 inci fıkra hükümleri dolayısıyla bir gerçek kişi her iki
Âkit Devlette de mukim olduğunda, bu kişinin durumu aşağıdaki
şekilde belirlenecektir:
a) Bu kişi, yalnızca daimi olarak kalabileceği
bir meskenin bulunduğu Devletin mukimi kabul edilecektir. Eğer
bu kişinin her iki Devlette de daimi olarak kalabileceği bir
meskeni varsa, bu kişi, kişisel ve ekonomik ilişkilerinin daha
yakın olduğu Devletin bir mukimi olarak kabul edilecektir
(hayatî menfaatlerin merkezi);
b) Eğer kişinin hayatî menfaatlerinin
merkezinin yer aldığı Devlet saptanamazsa veya her iki Âkit
Devlette de daimî olarak kalabileceği bir meskeni yoksa, bu kişi
yalnızca kalmayı adet edindiği evin bulunduğu Devletin bir
mukimi kabul edilecektir;
c) Eğer kişinin her iki Devlette de kalmayı
adet edindiği bir ev varsa veya her iki Devlette de böyle bir ev
sözkonusu değilse, bu kişi yalnızca vatandaşı olduğu Devletin
mukimi kabul edilecektir;
d) Eğer kişi her iki Devletin de vatandaşıysa
veya her iki Devletin de vatandaşı değilse, Âkit Devletlerin
yetkili makamları sorunu karşılıklı anlaşmayla çözeceklerdir.
3. 1 inci fıkra hükümleri dolayısıyla gerçek kişi
dışındaki bir kişi her iki Âkit Devletin de mukimi olduğunda, bu
kişi kanunî merkezinin bulunduğu Devletin bir mukimi olarak
kabul edilecektir.
Madde 5
(İşyeri)
1. Bu Anlaşmanın amaçları bakımından “işyeri” terimi, bir Âkit
Devlet teşebbüsünün, diğer Âkit Devlette işlerini tamamen veya
kısmen yürüttüğü işe ilişkin sabit bir yer anlamına gelir.
2. “İşyeri” terimi özellikle şunları kapsamına alır:
a) Yönetim yeri;
b) Şube;
c) Büro;
d) Fabrika;
e) Atölye, ve
f) Maden ocağı, petrol veya doğal gaz kuyusu,
taş ocağı veya doğal kaynakların çıkarıldığı diğer herhangi bir
yer;
3. Bu Anlaşmanın amaçları bakımından:
a) Onsekiz ayı aşan bir süre devam eden bir
inşaat şantiyesi, yapım, montaj veya kurma projesi veya bunlarla
ilgili gözetim faaliyetleri bir işyeri oluşturur. Bir şantiye,
hazırlık çalışmaları da dahil olmak üzere, müteahhidin inşaatta
çalışmalarına başladığı tarihten itibaren oluşur. 18 aylık
sürenin hesaplanmasında, bu tür şantiye veya projenin geçici
kabul tarihi, inşaat şantiyesi veya projesinin bitim tarihi
olarak dikkate alınır. Geçici kabul tarihi ile bitim tarihi
arasındaki süre, 18 aylık sürenin hesaplanmasında dikkate
alınmayacaktır.
b) Bu Anlaşmanın yürürlüğe girmesinden sonra,
Âkit Devletlerden her birinin, diğer bir Devlet veya Devletlerle
(a) bendinde bahsedilen faaliyetler için daha uzun bir süre
üzerinde anlaşmaya varmaları ve bu anlaşmaların yürürlüğe
girmesi halinde, Âkit Devletlerin yetkili makamları, (a)bendinde
belirtilen sürenin uzatılmasını kararlaştıracaklardır.
4. Bu maddenin daha önceki hükümleri ile bağlı kalınmaksızın,
“işyeri” teriminin aşağıdaki hususları kapsamadığı kabul
edilecektir:
a) Teşebbüs olanaklarının, yalnızca teşebbüse
ait malların veya ticarî eşyanın depolanması, teşhiri veya
teslimi amacıyla kullanılması;
b) Teşebbüse ait mal veya ticarî eşya
stoklarının yalnızca depolama, teşhir veya teslim amacıyla elde
tutulması;
c) Teşebbüse ait mal veya ticarî eşya
stoklarının yalnızca bir başka teşebbüse işlettirilmesi amacıyla
elde tutulması;
d) İşe ilişkin sabit bir yerin yalnızca
teşebbüse mal veya ticarî eşya satın alma veya bilgi toplama
amacıyla elde tutulması;
e) İşe ilişkin sabit bir yerin teşebbüs için
yalnızca hazırlayıcı veya yardımcı karakter taşıyan diğer
herhangi bir işin yürütülmesi amacıyla elde tutulması;
f) İşe ilişkin sabit bir yerin yalnızca, a)
ile e) bentlerinde bahsedilen faaliyetlerin bir veya birkaçını
bir arada icra etmek için elde tutulması; ancak bu faaliyetlerin
bir arada icra edilmesi sonucunda kendini gösteren toplu
faaliyetin hazırlayıcı veya yardımcı karakterde olması şarttır.
5. 1 inci ve 2 nci fıkra hükümleriyle bağlı kalınmaksızın, bir
kişi -6 ncı fıkranın uygulanacağı bağımsız nitelikteki acente
dışında- bir Âkit Devlette, diğer Âkit Devletin bir teşebbüsü
adına hareket ederse ve bu Devlette teşebbüs adına mukavele
akdetme yetkisine sahip olup, bu yetkisini mutaden kullanırsa,
sözkonusu kişinin faaliyetleri 4 üncü fıkrada belirtilenlerle
sınırlı olmadıkça, bu teşebbüs, bu kişinin teşebbüs adına
gerçekleştirdiği her türlü faaliyet dolayısıyla ilk bahsedilen
devlette bir işyerine sahip kabul edilecektir. Ancak, anılan
fıkra hükmü çerçevesinde işe ilişkin sabit bir yerden yürütülen
faaliyetler bu yeri bir işyeri haline getirmeyecektir.
6. Bir teşebbüs, bir Devlette işlerini yalnızca, kendi işlerine
olağan şekilde devam eden bir simsar, genel komisyon acentesi
veya bağımsız statüde diğer herhangi bir acente vasıtasıyla
yürüttüğü için bu Devlette bir işyerine sahip kabul
olunmayacaktır.
7. Bir Âkit Devletin mukimi olan bir şirket, diğer Âkit Devletin
mukimi olan veya bu diğer Devlette ticarî faaliyette bulunan bir
şirketi (bir işyeri vasıtasıyla veya diğer bir şekilde) kontrol
eder ya da onun tarafından kontrol edilirse, bu şirketlerden
herhangi bir diğeri için bir işyeri oluşturmayacaktır.
Madde 6
(Gayrimenkul
Varlıklardan Elde Edilen Gelir)
1. Bir Âkit Devlet mukiminin diğer Âkit Devlette bulunan
gayrimenkul varlıklardan elde ettiği gelir (tarım veya
ormancılıktan elde edilen gelir dahil), bu diğer Devlette
vergilendirilebilir.
2. “Gayrimenkul varlık” terimi, sözkonusu varlığın bulunduğu
Âkit Devletin mevzuatına göre tanımlanacaktır. “Gayrimenkul
varlık” terimi, her halükârda, gayrimenkul varlığa müteferri
varlıkları, tarım ve ormancılıkta kullanılan araçları ve
hayvanları, her çeşit dalyanları, iç mevzuat hükümlerinin
uygulanacağı gayrimenkul mülkiyetine ilişkin hakları,
gayrimenkul intifa haklarını ve maden ocaklarının, kaynakların
ve diğer doğal kaynakların işletilmesi veya işletme hakkı
karşılığında doğan sabit ya da değişken ödemeler üzerindeki
hakları kapsayacaktır. Gemiler, vapurlar, uçaklar ve kara nakil
vasıtaları gayrimenkul varlık sayılmayacaktır.
3. 1 inci fıkra hükümleri, gayrimenkul varlığın doğrudan
kullanımından, kiralanmasından veya diğer herhangi bir şekilde
kullanımından elde edilen gelire uygulanacaktır.
4. 1 inci ve 3 üncü fıkra hükümleri aynı zamanda bir teşebbüsün
gayrimenkul varlıklardan elde ettiği gelir ile serbest meslek
faaliyetlerinin icrasında kullanılan gayrimenkul varlıklardan
elde edilen gelire de uygulanacaktır.
Madde 7
(Ticari
Kazançlar)
1. Bir Âkit Devlette, diğer Âkit Devletin bir teşebbüsünce elde
edilen kazançlar, kazancın bu Devlette yer alan bir işyeri
vasıtasıyla elde edilmesi halinde ve sadece işyerinin
faaliyetlerine atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere ilk
bahsedilen Devlette vergilendirilebilir.
2. 3 üncü fıkra hükümleri saklı kalmak üzere, bir Âkit Devlet
teşebbüsü diğer Âkit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla
ticarî faaliyette bulunduğunda, bu işyerine her iki Âkit
Devlette de, eğer bu işyeri, aynı veya benzer koşullar altında,
aynı veya benzer faaliyetlerde bulunan, tamamen ayrı ve bağımsız
bir teşebbüs olsaydı ve işyerini oluşturduğu teşebbüsten tamamen
bağımsız nitelik kazansaydı, ne kazanç elde edecek ise, aynı
miktarda bir kazanç atfedilecektir.
3. Bir işyerinin kazancı belirlenirken, işyerinin bulunduğu
Devlette veya başka herhangi bir yerde yapılan, yönetim ve genel
idare giderlerini de kapsamına alan, işyerinin amaçlarına uygun
düşen giderlerin indirilmesine müsaade edilecektir.
4. İşyerine, bu işyeri tarafından teşebbüs adına yalnızca mal
veya ticarî eşya alınması dolayısıyla hiçbir kazanç
atfedilmeyecektir.
5. Kazanç, bu Anlaşmanın diğer maddelerinde ayrı olarak
düzenlenen gelir unsurlarını kapsamına aldığında, o maddelerin
hükümleri bu madde hükümlerinden etkilenmeyecektir.
Madde 8
(Deniz,
Hava ve Kara Taşımacılığından Sağlanan Kazançlar)
1. Bir Âkit Devlet teşebbüsünün uluslararası trafikte gemi
işletmeciliğinden diğer Âkit Devlette elde ettiği kazanç, ilk
bahsedilen Devlette vergilendirilecektir. Bununla birlikte,
sözkonusu kazanç diğer Âkit Devlette ve bu Devletin mevzuatına
göre de vergilendirilebilir; ancak, sözkonusu kazançlar üzerinde
bu diğer Devlette alınacak vergi, yüzde ellisine eşit bir
miktarda indirilecektir.
2. Bir Âkit Devlet teşebbüsünün uluslararası trafikte uçak veya
kara nakil vasıtası işletmeciliğinden diğer Âkit Devlette elde
ettiği kazançlar, yalnızca ilk bahsedilen Devlette
vergilendirilebilecektir.
3. 6 ncı madde ile bu maddenin önceki fıkra hükümlerine
bakılmaksızın, bir Âkit Devlet mukimince, diğer Âkit Devletin
bir mukimine bir gemi veya uçağın kiralanması dolayısıyla
yapılan ödemeler, ilk bahsedilen Devlette vergi tevkifatına tabi
tutulabilir.
4. 1 inci ve 2 nci fıkra hükümleri aynı zamanda bir ortaklığa,
bir bağlı işletmeye veya uluslararası işletilen bir acenteye
iştirak dolayısıyla elde edilen kazançlara da uygulanacaktır.
Madde 9
(Muhtemel
Gelir Düzeltmeleri)
1. a) Bir Âkit Devlet teşebbüsü doğrudan veya
dolaylı olarak diğer Âkit Devlet teşebbüsünün yönetim, kontrol
veya sermayesine katıldığında, veya
b) Aynı kişiler doğrudan veya dolaylı olarak
bir Âkit Devlet teşebbüsünün ve diğer Âkit Devlet teşebbüsünün
yönetim, kontrol veya sermayesine katıldığında,
ve her iki halde de, iki teşebbüs arasındaki
ticarî ve malî ilişkilerde oluşan veya empoze edilen koşullar,
bağımsız teşebbüsler arasında oluşması gereken koşullardan
farklılaştığında, bu teşebbüslerden birisinde olması gereken,
fakat bu koşullar dolayısıyla kendini göstermeyen kazanç, o
teşebbüsün kazancına eklenir ve buna göre vergilendirilebilir.
2. Bir Âkit Devletin kendi teşebbüslerinden birinin kazancına
dahil ettiği ve vergilediği kazanç, diğer Âkit Devlette
vergilendirilen bu diğer Devlet teşebbüslerinden birinin de
kazancını içerebilir. Aynı zamanda, bu ilk bahsedilen Devletin
teşebbüsünün dahil ettiği kazanç, bildirilen kazanç olmayıp,
bağımsız teşebbüsler arasında oluşacak ilişkiler gözönünde
tutularak, sonradan bu ilk bahsedilen Devletçe yürütülen
hesaplamalar sonucunda belirlenen kazanç olabilir. Böyle bir
durum kendini gösterdiğinde, eğer diğer Devlet bu düzenlemenin
haklı olduğu kanaatine varırsa, sözkonusu kazanç üzerinden
alınan verginin miktarında gerekli düzeltmeleri yapmak
durumundadır. Bu düzeltme yapılırken, bu Anlaşmanın diğer
hükümleri gözönünde tutulacak ve gerektiğinde Âkit Devletlerin
yetkili makamları birbirlerine danışacaklardır.
Madde 10
(Temettüler)
1. Bir Âkit Devletin mukimi olan bir şirket tarafından diğer
Âkit Devletin bir mukimine ödenen temettüler, bu diğer Devlette
vergilendirilebilir.
2. Bununla beraber sözkonusu temettüler, aynı zamanda temettü
ödemesini yapan şirketin mukim olduğu Âkit Devlette ve bu
Devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak, temettü
elde eden, temettünün gerçek lehdarı ise, bu şekilde alınacak
vergi gayrisafi temettü tutarının yüzde 10’unu aşmayacaktır.
3. Bu maddede kullanılan “temettü” terimi , hisse senetlerinden
veya alacak niteliğinde olmayıp kazanca katılmayı sağlayan diğer
haklardan elde edilen gelirler ile dağıtımı yapan şirketin mukim
olduğu Devletin mevzuatına göre, vergileme yönünden hisse
senetlerinden elde edilen gelirle aynı muameleyi gören diğer
şirket haklarından elde edilen gelirleri ifade eder.
4. Diğer Âkit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticarî
faaliyette bulunan bir Âkit Devlet mukimi olan bir şirketin
kazancı, bu işyerinin bulunduğu Âkit Devlette ve bu Devletin
mevzuatı uyarınca 7 nci maddeye göre vergilendirildikten sonra,
kalan kısım üzerinden 2 nci fıkrada belirtilen oranı aşmamak
üzere vergilendirilebilir.
5. Bir Âkit Devlet mukimi olan temettünün gerçek lehdarı,
temettüyü ödeyen şirketin mukim olduğu diğer Âkit Devlette yer
alan bir işyeri vasıtasıyla ticarî faaliyette bulunursa veya
bulunmuşsa veya bir Türkiye mukimi, Rusya’da yer alan bir sabit
yer vasıtasıyla serbest meslek faaliyetinde bulunursa ve
sözkonusu temettüler bu işyerine veya sabit yere atfedilebilir
ise, 1 inci ve 2 nci fıkra hükümleri uygulanmayacaktır. Bu
durumda, olayına göre, bu Anlaşmanın 7 nci veya 14 üncü maddesi
hükümleri uygulanacaktır.
Madde 11
(Faiz)
1. Bir Âkit Devlette doğan ve diğer Devletin bir mukimine ödenen
faiz bu diğer Devlette verilendirilebilir.
2. Bununla beraber bu faiz, elde edildiği Âkit Devlette ve o
Devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak faiz elde
eden kişi faizin gerçek lehdarı ise, bu şekilde alınacak vergi,
faizin gayrisafi tutarının yüzde 10’unu aşmayacaktır.
3. 2 nci fıkra hükümlerine bakılmaksızın :
a) Rusya’da doğan ve Türkiye Hükümetine veya
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na veya Türk Eximbank’a ödenen
faizler Rus vergisinden muaf tutulacaktır;
b) Türkiye’de doğan ve Rusya Hükümetine veya
Rusya Merkez Bankası’na veya Rusya Dış Ticaret Bankası’na ödenen
faizler Türk vergisinden muaf tutulacaktır.
4. Bu maddede kullanılan “faiz” terimi, her nevi alacaktan doğan
gelirleri ve özellikle kamu menkul kıymetleri ile tahvil ve borç
senetlerinden elde edilen gelirler ile sözkonusu menkul
kıymetler, tahviller ve borç senetlerine bağlı prim ve
ikramiyeler dahil olmak üzere, gelirin elde edildiği Devletin
vergi mevzuatına göre ikrazat geliri sayılan diğer gelirleri
ifade eder.
5. Bir Âkit Devlet mukimi olan faizin gerçek lehdarı, faizin
elde edildiği diğer Âkit Devlette yer alan bir işyeri
vasıtasıyla ticarî faaliyette bulunursa veya bulunmuşsa veya bir
Türkiye mukimi, Rusya’da bulunan bir sabit yer vasıtasıyla
serbest meslek faaliyetinde bulunursa ve sözkonusu faizin
ödendiği alacak ile bu işyeri veya sabit yer arasında etkin bir
bağ bulunmaktaysa, 1 inci ve 2 nci fıkra hükümleri
uygulanmayacaktır. Bu durumda, olayına göre bu Anlaşmanın 7 nci
veya 14 üncü maddesi hükümleri uygulanacaktır.
6. Bir Âkit Devletin Hükümeti, bölgesel veya mahallî idaresi
veya bu Devletin bir mukimi tarafından ödenen faizin, o âkit
Devlette elde edildiği kabul olunacaktır. Bununla beraber, faiz
ödeyen kişi, bir Âkit Devletin mukimi olsun veya olmasın, bir
Âkit Devlette faiz ödemeye neden olan borç-alacak ilişkisiyle
bağlantılı bir işyerine veya sabit yere sahip olduğunda ve faiz
bu işyeri veya sabit yer tarafından yüklenildiğinde, sözkonusu
faizin, işyerinin veya sabit yerin bulunduğu Âkit Devlette elde
edildiği kabul olunacaktır.
7. Alacak karşılığında ödenen faizin miktarı, ödeyici ile faizin
gerçek lehdarı arasında veya her ikisi ile bir başka kişi
arasında var olan özel ilişki nedeniyle, böyle bir ilişkinin
olmadığı durumlarda ödeyici ve lehdar arasında kararlaştırılacak
miktarı aştığında, bu madde hükümleri yalnızca en son bahsedilen
miktara uygulanacaktır. Bu durumda ilave ödeme, bu Anlaşmanın
diğer hükümleri de dikkate alınarak, her bir Âkit Devletin
mevzuatına göre vergilendirilecektir.
Madde 12
(Gayrimaddi
Hak Bedelleri)
1. Bir Âkit Devlette doğan ve diğer Âkit Devletin bir mukimine
ödenen gayrimaddî hak bedelleri bu diğer Devlette
vergilendirilebilir.
2. Bununla beraber, sözkonusu gayrimaddî hak bedelleri elde
edildikleri Âkit Devlette ve o Devletin mevzuatına göre de
vergilendirilebilir; ancak, gayrimaddî hak bedeli elde eden kişi
gayrimaddî hak bedelinin gerçek lehdarı ise, bu şekilde alınacak
vergi, gayrimaddî hak bedelinin gayrisafi tutarının yüzde 10’unu
aşmayacaktır.
3. Bu maddede kullanılan “gayrimaddî hak bedelleri” terimi,
sinema filmleri ile radyo ve televizyon yayınlarında kullanılan
bantlar dahil olmak üzere edebî, sanatsal veya bilimsel her nevi
telif hakkının, her nevi patentin, alameti farikanın, desen veya
modelin, planın, gizli formül veya üretim yönteminin veya sınaî,
ticarî veya bilimsel tecrübeye dayalı bilgi birikiminin
kullanımı, kullanım hakkı veya satışı veya sınaî, ticarî veya
bilimsel teçhizatın kullanımı veya kullanım hakkı karşılığında
yapılan her türlü ödemeleri kapsar.
4. Bir Âkit Devlet mukimi olan gayrimaddî hak bedelinin gerçek
lehdarı, sözkonusu bedelin elde edildiği diğer Âkit Devlette yer
alan bir işyeri vasıtasıyla ticarî faaliyette veya bir Türkiye
mukimi Rusya’da bulunan bir sabit yer vasıtasıyla serbest meslek
faaliyetinde bulunursa ve sözkonusu bedelin ödendiği hak veya
varlık ile bu işyeri veya sabit yer arasında etkin bir bağ
bulunmaktaysa, 1 inci ve 2 nci fıkra hükümleri
uygulanmayacaktır. Bu durumda, olayına göre, bu Anlaşmanın 7 nci
veya 14 üncü maddesi hükümleri uygulanacaktır.
5. Bir Âkit Devletin Hükümeti, bölgesel veya mahallî idaresi
veya bu Âkit Devletin bir mukimi tarafından ödenen gayrimaddî
hak bedelinin, o Âkit Devlette elde edildiği kabul olunacaktır.
Bununla beraber, gayrimaddî hak bedelini ödeyen kişi, bir Âkit
Devletin mukimi olsun veya olmasın, bir Âkit Devlette gayrimaddî
hak bedelini ödemeye neden olan hak veya varlık ile bağlantılı
bir işyerine veya sabit yere sahip olduğunda ve gayrimaddî hak
bedeli bu işyeri veya sabit yer tarafından yüklenildiğinde,
sözkonusu gayrimaddî hak bedelinin, işyerinin veya sabit yerin
bulunduğu Âkit Devlette elde edildiği kabul olunacaktır.
6. Kullanım, hak veya bilgi karşılığında ödenen gayrimaddî hak
bedelinin miktarı, ödeyici ile gerçek lehdar arasında veya her
ikisi ile bir başka kişi arasında var olan özel ilişki
nedeniyle, böyle bir ilişkinin olmadığı durumlarda ödeyici ile
gerçek lehdar arasında kararlaştırılacak miktarı aştığında, bu
madde hükümleri yalnızca en son bahsedilen miktara
uygulanacaktır. Bu durumda ilave ödeme, bu Anlaşmanın diğer
hükümleri de dikkate alınarak, her bir Âkit Devletin mevzuatına
göre vergilendirilecektir.
Madde 13
(Sermaye
Değer Artış Kazançları)
1. Bir Âkit Devlet mukimince, diğer Âkit Devlette yer alan ve 6
ncı maddede belirtilen gayrimenkul varlıkların elden
çıkarılmasından sağlanan kazançlar, bu diğer Devlette
vergilendirilebilir.
2. Bir Âkit Devlet teşebbüsünün diğer Âkit Devlette sahip olduğu
bir işyerine ait menkul varlıkların veya bir Devlet mukiminin
diğer Devlette serbest meslek faaliyeti icra etmek üzere
kullandığı sabit bir yere ait menkul varlıkların elden
çıkarılmasından doğan kazançlar, bu işyerinin veya sabit yerin
elden çıkarılmasından doğan kazanç da dahil olmak üzere, bu
diğer Devlette vergilendirilebilir. “Menkul varlık” terimi,
sözkonusu varlığın bulunduğu Âkit Devletin mevzuatında tanımı
yapılan varlıkları ifade eder.
3. Bir Âkit Devlet mukimince uluslararası trafikte işletilen
gemi, uçak veya kara nakil vasıtalarının veya sözkonusu
faaliyetler ile ilgili menkul varlıkların elden çıkarılmasından
sağlanan kazançlar, yalnızca elden çıkaranın mukim olduğu Âkit
Devlette vergilendirilecektir.
4. Bir şirketteki hisselerin veya menkul kıymetlerin,
tahvillerin, bonoların ve benzeri varlıkların elden
çıkarılmasından doğan kazançlar, yalnızca elden çıkaranın mukim
olduğu Âkit Devlette vergilendirilecektir. Bununla birlikte,
yukarıdaki cümlede bahsedilen ve diğer Âkit Devlette elde edilen
sermaye değer artış kazançları, iktisap ve elden çıkarma
arasındaki süre 1 yılı aşmadığı takdirde diğer Devlette
vergilendirilebilecektir.
Madde 14
(Serbest
Meslek Faaliyetlerinden Elde Edilen Gelir)
1. Bir Âkit Devletin mukimi olan bir gerçek kişinin serbest
meslek faaliyeti veya bağımsız nitelikteki diğer faaliyetleri
dolayısıyla elde ettiği gelir, sözkonusu hizmetler diğer Âkit
Devlette icra edilmiyorsa veya edilmemişse ve bu kişinin diğer
Devlette sahip olduğu ve sürekli kullanılabilir sabit bir yere
atfedilemiyorsa, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir.
2. “Serbest meslek faaliyetleri” terimi, özellikle bağımsız
olarak yürütülen bilimsel, edebî, sanatsal, eğitici veya
öğretici faaliyetleri, bunun yanısıra, doktorların, avukatların,
mühendislerin, mimarların, dişçilerin ve muhasebecilerin
bağımsız faaliyetlerini kapsamına alır.
Madde 15
(Hizmetlerden
Elde Edilen Gelir)
1. 16, 18, 19 ve 20 nci maddelerin hükümleri saklı kalmak üzere,
bir Âkit Devlet mukiminin bir hizmet dolayısıyla elde ettiği
ücret, maaş ve diğer benzeri gelirler, bu hizmet diğer Âkit
Devlette ifa edilmedikçe, yalnızca ilk bahsedilen Devlette
vergilendirilecektir. Hizmet diğer Devlette ifa edilirse,
buradan elde edilen sözkonusu gelir bu diğer Devlette
vergilendirilebilir.
2. 1 inci fıkra hükümlerine bakılmaksızın, bir Âkit Devlet
mukiminin diğer Âkit Devlette ifa ettiği bir hizmet dolayısıyla
elde ettiği gelir, eğer:
a) Gelir elde eden kişi, diğer Âkit Devlette
ilgili takvim yılı içinde bir veya bir kaç seferde toplam 183
günü aşmamak üzere kalırsa, ve
b) Ödeme, diğer Âkit Devletin mukimi olmayan
bir işveren tarafından veya böyle bir işveren adına yapılırsa,
ve
c) Ödeme, işverenin diğer Âkit Devlette sahip
olduğu bir işyerinden veya sabit yerden yapılmazsa yalnızca ilk
bahsedilen Devlette vergilendirilecektir.
3. 1 inci ve 2 nci fıkra hükümlerine bakılmaksızın, bir Âkit
Devlet mukimince diğer Âkit Devlette icra edilen bir çalışma
karşılığında elde edilen ücret ve diğer gelirler, ifa edilen bu
hizmet eğer:
a) Bu Anlaşmanın 5 inci maddesinin 3 üncü
fıkrasının (a)bendine ilişkin bir inşaat şantiyesi, yapım,
montaj veya kurma projesi ile ilgili, ve
b) Bir Âkit Devlet mukimi olan bir teşebbüs
tarafından uluslararası trafikte işletilen bir gemi, uçak veya
kara nakil vasıtasında icra edilen işlere ilgili ise bu diğer
Devlette vergilendirilmez.
4. 1 inci ve 2 nci fıkra hükümlerine bakılmaksızın, bir Âkit
Devleti ziyareti sırasında veya ziyaretinden hemen önce diğer
Âkit Devletin mukimi durumunda olan bir gazeteci veya muhabire
bu diğer Devletin kaynaklarından yapılan ödemeler, 2 yıllık bir
süre için, ilk bahsedilen Devlette vergiden muaf tutulacaktır.
Madde 16
(Müdürlere
Yapılan Ödemeler)
Bir Âkit Devlet mukiminin, diğer Âkit Devlet mukimi olan bir
şirketin veya diğer herhangi bir tüzel kişiliğin yönetim kurulu
veya benzeri bir organın üyesi olması dolayısıyla elde ettiği
ücret ve diğer benzeri ödemeler, bu diğer Devlette
vergilendirilebilir.
Madde 17
(Sanatçı
ve Sporcuların Gelirleri)
1. 14 ve 15 inci madde hükümlerine bakılmaksızın, bir Âkit
Devlet mukimi olan tiyatro, sinema, radyo veya televizyon
sanatçısının, bir müzisyenin veya bir sporcunun diğer Âkit
Devlette icra ettiği bu nitelikteki şahsî faaliyetleri
dolayısıyla elde ettiği gelir, bu diğer Devlette
vergilendirilebilir.
2. Bir sanatçının ya da sporcunun icra ettiği bu nitelikteki
faaliyetlerden doğan gelir, sanatçının veya sporcunun kendisine
değil de bir başkasına yönelirse, bu gelir 7, 14 ve 15 inci
maddelerin hükümleriyle bağlı kalınmaksızın, sanatçı ya da
sporcunun faaliyetlerinin icra edildiği Âkit Devlette
vergilendirilebilir.
3. Bir Âkit Devletin mukimi olan sanatçı veya sporcuların diğer
Âkit Devlette icra ettikleri faaliyetlerden elde ettikleri
gelir, bu Devlete yapılan sözkonusu ziyaretin diğer Devlete,
bölgesel veya mahallî idarelerine ait kamusal fonlardan
desteklenmesi halinde, diğer Devlette vergiden istisna
edilecektir.
Madde 18
(Kamu
Görevlerinden Elde Edilen Gelirler)
1. a)
Bir Âkit Devletin Hükümetine, bölgesel veya mahallî idaresine
bir kamu görevi dolayısıyla bir gerçek kişi tarafından verilen
hizmetler karşılığında, bu Devlet, bölgesel veya mahallî idare
tarafından yapılan ve emekli maaşı dışında kalan ödemeler,
yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir.
b) Bununla birlikte, sözkonusu hizmet diğer Âkit Devlette
verildiğinde ve kendisine ödeme yapılan kişi bu Devletin bir
mukimi olduğunda, sözkonusu ödemeler, yalnızca bu diğer Âkit
Devlette vergilendirilecektir. Ancak bu kişinin;
i) ilk bahsedilen Devletin vatandaşı
olmayıp, bu Devletin bir vatandaşı olması; veya
ii) ilk bahsedilen Devletin vatandaşı
olmayıp, yalnızca bu hizmeti ifa etmek için bu Devletin bir
mukimi durumuna geçmemiş olması zorunludur.
2. a) Bir Âkit Devlete, bölgesel veya mahallî idaresine bir
gerçek kişi tarafından verilen hizmetler karşılığında bu Devlet,
bölgesel veya mahallî idare tarafından veya bunlarca oluşturulan
fonlardan ödenen emekli maaşları yalnızca bu Devlette
vergilendirilebilecektir.
b) Bununla birlikte, gerçek kişinin diğer Âkit
Devletin bir mukimi ve vatandaşı olması halinde, sözkonusu
emekli maaşları yalnızca diğer Âkit Devlette
vergilendirilecektir.
3. Bir Âkit Devletin kendisi, bölgesel veya mahallî idaresi
tarafından, diğer Âkit Devlette yürütülen ticarî faaliyetlerle
bağlantılı olarak verilen hizmetler karşılığında yapılan
ödemeler ile emekli maaşlarına, bu maddenin 1 ve 2 nci fıkra
hükümleri değil, 15, 16 ve 19 uncu madde hükümleri
uygulanacaktır.
Madde 19
(Emekli
Maaşları)
18 inci maddenin 2 nci fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, bir
Âkit Devlet mukimine geçmiş çalışmalarının karşılığında ödenen
emekli maaşları ve benzeri diğer ödemeler yalnızca bu Devlette
vergilendirilebilir.
Madde 20
(Öğrenciler,
Stajyerler, Öğretmenler ve Araştırmacılara Yapılan Ödemeler)
1. Bir Âkit Devleti ziyareti sırasında veya hemen öncesinde
diğer Âkit Devletin mukimi durumunda olan ve ilk bahsedilen
Devlette yalnızca öğrenim veya meslekî eğitim amacıyla bulunan
bir öğrenci veya stajyere geçim, öğrenim veya meslekî
eğitimlerini sağlayabilmeleri için ilk bahsedilen Devletin
dışındaki kaynaklardan yapılan ödemeler, ilk bahsedilen Devlette
vergilendirilmeyecektir.
2. Aynı şekilde, bir Âkit Devleti ziyareti sırasında veya hemen
öncesinde diğer Âkit Devletin mukimi durumunda olan ve ilk
bahsedilen Devlette esas itibariyle öğretim veya araştırma
yapmak amacıyla bulunan bir öğretmen veya araştırmacının iki
yıllık bir süre için sözkonusu öğretim ve araştırma karşılığında
elde ettiği gelirler, söz konusu ödemelerin bu diğer Devletin
dışındaki kaynaklardan yapılması halinde bu Devlette vergiden
istisna edilecektir.
Madde 21
(Diğer
Gelirler)
Bir Âkit Devlet mukiminin, nerede doğarsa doğsun, bu Anlaşmanın
daha önceki maddelerinde belirtilmeyen gelir unsurları, yalnızca
bu Devlette vergilendirilecektir.
Madde 22
(Çifte
Vergilendirmenin Önlenmesi)
Bir Âkit Devlet mukimi, bu Anlaşma hükümlerine uygun olarak
diğer Âkit Devlette vergilendirilebilen bir gelir elde
ettiğinde, bu diğer Devlette ödenen gelire ilişkin vergi tutarı,
ilk bahsedilen Devlette alınacak vergiden mahsup edilebilir.
Bununla beraber söz konusu mahsup tutarı, bu gelir için ilk
bahsedilen Devletin vergi kanunları ile düzenlemelerine uygun
olarak hesaplanan vergi tutarını aşmayacaktır.
Madde 23
(Ayrım
Yapılmaması)
1. Bir Âkit Devletin vatandaşları, diğer Âkit Devlette, bu diğer
Devletin vatandaşlarının aynı koşullarda karşı karşıya
kaldıkları veya kalabilecekleri vergilemeden ve buna bağlı
mükellefiyetlerden, özellikle mukimlik yönünden, değişik veya
daha ağır bir vergilemeye ve buna bağlı mükellefiyetlere tabi
tutulmayacaklardır. Bu hüküm aynı zamanda, 1 inci madde
hükümleri ile bağlı kalmaksızın, Âkit Devletlerden birinin veya
her ikisinin mukimi olmayan kişilere de uygulanacaktır.
2. 10 uncu maddenin 4 üncü fıkra hükümleri saklı kalmak üzere,
diğer Âkit Devlette bir işyerine sahip olan bir Âkit Devlet
mukimi, bu diğer Devlette, sözkonusu işyerine atfedilebilen
gelirle ilgili olarak, bu diğer Devletin aynı faaliyetleri
yürüten mukimlerine veya üçüncü Devlet mukimlerine göre daha
ağır bir vergilemeye tabi tutulmayacaklardır.
3. Bu maddenin hiçbir hükmü, bir Âkit Devletin kendi mukimlerine
şahsî veya ailevî durumları dolayısıyla uyguladığı şahsî
indirimleri, vergi ve matrah indirimlerini diğer Âkit Devlet
mukimlerine de uygulama zorunda olduğu yönünde
anlaşılmayacaktır.
4. 9 uncu maddenin 1 inci fıkrası, 11 inci maddenin 7 nci
fıkrası veya 12 nci maddenin 6 ncı fıkrası hükümlerinin
uygulanacağı haller hariç olmak üzere, bir Âkit Devlet
teşebbüsünce diğer Âkit Devletin bir mukimine ödenen faiz,
gayrimaddî hak bedeli ve diğer ödemeler, bu teşebbüsün
vergilendirilebilir kazancının belirlenmesinde, bu ödemeler aynı
koşullarda ilk bahsedilen Devletin bir mukimine yapılmış gibi
indirilebilir.
5. Bir Âkit Devletin, diğer Âkit Devletin bir veya bir kaç
mukimi tarafından, doğrudan veya dolaylı olarak, kısmen veya
tamamen sermayesine sahip olunan veya kontrol edilen
teşebbüsleri, ilk bahsedilen Devlette, bu Devletin benzeri
teşebbüslerinin tabi oldukları veya olabilecekleri vergilemeden
veya buna bağlı mükellefiyetlerden değişik veya daha ağır
vergilemeye ve buna bağlı mükellefiyetlere tabi
tutulmayacaklardır.
Madde 24
(Karşılıklı
Anlaşma Usulü)
1. Bir Âkit Devlet mukimi, Âkit Devletlerden birinin veya her
ikisinin işlemlerinin kendisi için bu Anlaşmanın hükümlerine
uygun düşmeyen bir vergileme yarattığı veya yaratacağı kanaatine
vardığında, bu Devletlerin iç mevzuatlarında öngörülen müracaat
usulleriyle bağlı kalmaksızın, durumu mukimi olduğu Devletin
yetkili makamına arz edebilir. Söz konusu müracaat, Anlaşma
hükümlerine uygun düşmeyen vergilemenin ilk bildiriminden
itibaren üç yıllık bir süre içinde yapılmalıdır. Türkiye
yönünden ise, bu Anlaşma hükümlerine uygun düşmeyen vergilemenin
ilk bildiriminden itibaren bir yıl içinde yetkili makama
başvurulması gerekmektedir. Bununla beraber, bu süre sona
erdiğinde, mükellef her halûkârda durumu, ilgili vergilendirme
dönemini takip eden takvim yılının Ocak ayının birinci gününden
itibaren beş yıllık bir süre içinde Türkiye’deki yetkili makama
arzedilebilecektir. İlgili vergilendirme yılı, bu Anlaşma
hükümlerine uygun düşmeyen olaya konu teşkil eden gelirin elde
edildiği yıldır.
2. Sözkonusu yetkili makam, itirazı haklı bulmakla beraber
kendisi tatminkâr bir çözüme ulaşamadığı takdirde, bu Anlaşmaya
ters düşen bir vergilemeyi önlemek amacıyla, diğer Âkit Devletin
yetkili makamıyla karşılıklı anlaşmaya gayret sarfedecektir.
3. Âkit Devletlerin yetkili makamları, Anlaşmanın yorumundan
veya uygulanmasından kaynaklanan her türlü güçlüğü veya
tereddütü karşılıklı anlaşmayla çözmek için gayret
göstereceklerdir. Yetkili makamlar aynı zamanda, Anlaşmada ele
alınmayan durumlardan kaynaklanan çifte vergilendirmenin ortadan
kaldırılması için de birbirlerine danışabilirler.
4. Âkit Devletlerin yetkili makamları, bundan önceki fıkralarda
belirtilen hususlarda anlaşmaya varabilmek için birbirleriyle
doğrudan haberleşebilirler. Anlaşmaya varabilmek için sözlü
görüş alış-verişi gerekli görüldüğünde, bu görüşme, Âkit
Devletlerin yetkili makamlarının temsilcilerinden oluşan bir
Komisyon kanalıyla yürütülebilir.
Madde 25
(Bilgi
Değişimi)
1. Âkit Devletlerin yetkili makamları, bu Anlaşma hükümlerinin
uygulanması için gerekli olan bilgileri veya Anlaşma ile
uyumsuzluk göstermediği sürece, Anlaşma kapsamına giren vergiler
ile ilgili iç mevzuat hükümlerinin uygulanması için gerekli olan
bilgileri değişime tabi tutacaklardır. Bir Âkit Devlet
tarafından alınan her türlü bilgi, o Devletin kendi iç mevzuatı
çerçevesinde elde ettiği bilgiler gibi gizli tutulacak ve
yalnızca bu Anlaşmada belirtilen vergilerin tahakkuk veya
tahsilleri veya cebri icra ya da cezasıyla ve bu hususlardaki
şikâyet ve itirazlara bakmakla görevli kişi veya makamlara (adlî
makamlar ve idarî kuruluşlar da dahil) verilebilecektir. Bu kişi
veya makamlar sözkonusu bilgileri yalnızca bu amaçlar
doğrultusunda kullanacaklardır. Bu kişi veya makamlar sözkonusu
bilgileri mahkeme duruşmalarında veya adlî kararlar alınırken
açıklayabilirler.
2. 1 inci fıkra hükümleri, hiçbir surette bir Âkit Devleti:
a) Kendisinin veya diğer Âkit Devletin
mevzuatına veya idarî uygulamalarına uymayacak idarî önlemler
alma;
b)Kendisinin veya diğer Âkit Devletin mevzuatı
veya normal idarî işlemleri çerçevesinde elde edilemeyen
bilgileri sunma;
c) Herhangi bir ticarî, sınaî, meslekî sırrı
veya ticarî işlemi aleni hale getiren bilgileri veya aleniyeti
kamu düzenine aykırı düşen bilgileri verme yükümlülüğü altına
sokacak şekilde yorumlanamaz.
Madde 26
(Diplomat
Hüviyetindeki Memurlar ve Konsolosluk Memurları)
Bu Anlaşma hükümleri, diplomat hüviyetindeki memurlar veya
konsolosluk memurlarının uluslararası hukukun genel kuralları
veya özel anlaşma hükümleri uyarınca yararlandıkları malî
ayrıcalıkları etkilemeyecektir.
Madde 27
(Yürürlüğe
Girme)
Her bir Âkit Devlet, bu Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için kendi
iç mevzuatında öngörülen işlemlerin tamamlandığını diplomatik
yollardan yazılı olarak diğerine bildirecektir. Bu Anlaşma, bu
bildirimlerden sonuncusunun alındığı tarihte yürürlüğe girecek;
ve
a)Kaynakta tevkif edilen vergiler yönünden,
Anlaşmanın yürürlüğe girdiği tarihi izleyen Ocak ayının birinci
günü veya daha sonra ödenen veya mahsup edilen miktarlar için;
ve
b)Gelir üzerinden alınan diğer vergiler
yönünden, Anlaşmanın yürürlüğe girdiği tarihi izleyen Ocak
ayının birinci günü veya daha sonra başlayan vergilendirme
dönemleri için hüküm ifade edecektir.
Madde 28
(Yürürlükten
Kalkma)
Bu Anlaşma sürekli olarak yürürlükte kalacak, ancak, Âkit
Devletlerden biri onay belgelerinin teatisini takip eden beşinci
yıldan itibaren herhangi bir takvim yılının Haziran ayının
otuzuncu günü veya öncesinde diğer Âkit Devlete diplomatik
yollardan yazılı fesih ihbarnamesi verebilecektir. Bu durumda
Anlaşma:
a)Kaynakta tevkif edilen vergiler yönünden,
sözkonusu ihbarnamenin verildiği yılı izleyen takvim yılının
Ocak ayının birinci günü veya daha sonra ödenen veya mahsup
edilen miktarlar için; ve
b)Gelir üzerinden alınan diğer vergiler
yönünden, sözkonusu ihbarnamenin verildiği yılı izleyen takvim
yılının Ocak ayının birinci günü veya daha sonra başlayan
vergilendirme yılları için hüküm ifade etmeyecektir.
Türk, Rus ve İngiliz dillerinde, her üç metin de
aynı derecede geçerli olmak üzere 15.12.1997 tarihinde Ankara’da
düzenlenmiştir. Metinler arasında farklılık olması halinde,
İngilizce metin geçerli olacaktır.

|